mlb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mlb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2011 Cuma

Cubs Red Sox'a Karşı

İş ve sosyal hayat sebebiyle bir süredir yazamadım. İki üç gündür işler hafifledi, ama bu sefer de konuların arası açıldı, birçok yazı konusunun zamanı geçti. Örneğin Knicks elendi...neyse, bu haftasonu (haftasonuna Cuma da dahil) tuttuğum beyzbol takımı olan Chicago Cubs Boston deplasmanında sevgili repras'ın favori takımı Red Sox ile 3 maç yapmaya gidiyor.

Önce sezon özetini verelim. Chicago Cubs ilk 24 maçta 0-1, 1-1, 2-1, 2-2...12-12 gibi bir %50'in en fazla 1 maç uzağında olmak serisi ile garip bir MLB rekoru kırarak sezona başladı. Sonrasında ise %50'nin aşağılarına doğru kaydı ve şu anda 19-23 ile grubunda liderin 5.5 maç gerisinde bulunuyor. Cubs'ın sorununu şöyle özetleyebiliriz: Batting average'da .279 ile 30 takım arasında 2nci durumda. Gelgelelim, koşucuları 2nci ve üzeri base'lerde iken, yani artık her vuruşun sayı olacağı, ama diğer yandan da gerilimin yüksek olduğu, soğukkanlılık gerektiren durumlarda ise bu ortalama .229 ile 24ncü sıraya iniveriyor.
Red Sox'un atıcısı Josh Beckett

Boston Red Sox ise sezona berbat bir başlangıç yaptı. İlk 6 maçını kaybetti, 2-10'a kadar geldi, ama sonra toparlandı ve şu an 23-20 ile Yankees'in 1 maç gerisinde. Yankees özellikle diyorum, zira Red Sox-Yankees rekabeti deyim yerindeyse beyzbolun Galatasaray-Fenerbahçe rekabetidir. En çok parayı bu iki takım harcarlar. Ulusal medyanın tüm gözü onların üzerindedir, TV'de en fazla reytingi bu iki takımın maçları alır vs vb. Chicago Cubs'ın rekabetleri ise yereldir; St.Louis Cardinals ile olan rekabet iki şehir arasındaki otoban olan I-55 yüzünden maçlar esprili olarak "I-55 Series" diye anılır. Cubs'ın diğer rakibi ise aynı Güney Chicago'nun takımı White Sox  iledir.
Fenway Park, karşıdaki yeşil duvar "Green Monster"

Chicago Cubs ile Boston Red Sox birbirine benzetilir. Cubs en son 1908'de şampiyon olmuş bir takım. Red Sox ise uzun süre en son şampiyonluğunu 1918'de almış bir takım idi; tabii bu şanssızlıklarını 2004'de kırdılar. Bununla yetinmeyip 2007'de bir daha şampiyon oldular. Cubs ise şeytanın bacağını henüz kırabilmiş değil. 2004'de kadar bir Cubs-Red Sox finali "Dream Series" olarak görülüyordu.

İki takım da gayet eski ve tarihi stadyumlarda oynuyorlar. Cubs, duvarlarındaki sarmaşıklarla meşhur Wrigley Field'da,  Red Sox ise sol taraftaki beleştepeyi engellemek için yapılan büyük duvarı "Green Monster" ile bilinen Fenway Park'da. İki takım da stadlarını yıkmak yerine, nisbeten düşük kapasitelerine rağmen iyi pazarlamayı becerebiliyorlar. En büyük değişmeyen gerçeklerden birisi iki takımın da sezon kapasitelerinin %100'üne yakınını doldurmaları.
Wrigley Field'ın meşhur tabelası

Lanetler her iki takımı uzun süreler boyunca bozmuş ve halen bozmakta (ne kadar da inanarak söylüyorum). Red Sox'un gelmiş geçmiş en ünlü beyzbolculardan Babe Ruth'un Red Sox'dan Yankees'e transferi ile alakalı "Curse of Bambino" laneti var. Cubs'ın ise 1945'de (yani son World Series'e yükseldikleri sene) stadyumdan içeri Billy adlı bir keçiyi almamaları ile alakalı "Curse of the Billy Goat" laneti halen mevcut.

Bu kadar benzerlik karşısında en temel fark ise, Chicago Cubs'ın National League (NL),  Red Sox'ın ise American League (AL) takımı olmaları. Beyzbolda çooook uzun süre NL ile AL takımları özel maçlar dışında sadece final olan World Series'de karşılaşabildi. O yüzden en son Cubs-Red Sox maçı 1918'de, yani o seneki finalde oynanabildi. Yani iki takım 93 sene sonra ilk defa karşı karşıya gelecek. İki takımın bu sene karşılaşabilmesi ise tamamen 1997'de başlayan Interleague maçları ile alakalı.
LF Alfonso Soriano iyi bir vurucu olduğu kadar berbat bir savunmacı

Herhalde bu yazıda en az merak edilen şey de bu seride ne olacağıdır. Biz yine de eksik kalmamak bağlamında tahminimizi yapalım. Boston Red Sox batting konusunda Cubs'dan da kötü, ancak pitching ERA olarak 4.23'e 4.59 üstünlüğe sahip. Savunmada ise 20 error'a karşılık Cubs'ın 29 error'u var ve genel olarak savunma oyunu daha berbat. Normalde favori elbette Red Sox, ama neyse ki AL maçlarında designated hitter kuralı var. Yani LF Alfonso Soriano'yu DH olarak oynatırsak daha iyi bir savunma elde edebilir ve seriyi kazanabiliriz. Kimbilir...

2 Nisan 2011 Cumartesi

Chicago Cubs - 2011 Sezonu

Serinin ilk yazısı...

Açılış maçındaki rakip Pittsburgh Pirates 18 senedir sezonu %50'nin üstünde bitiremeyen bir takım. Aslında beyzbolun en eski ve köklü takımlarından biri (kuruluş 1887, Cubs'ın 1876), tam 5 kere şampiyon olmuş (Cubs'ın 2) bir takım. Ancak son zamanlarda majör lige ne kadar yakıştığı bile haddini bilmezler tarafından tartışılıyor. Cubs açısından baktığımızda ise, sezonun açılışı için nisbeten kolay bir rakip olduğu söylenebilir.

Pirates'ın (Korsanlar) logosu çok güzel
Ama Cubs ilk maçı 3-6 kaybetti. Zaten geçen sene 162 maçın sadece 52'sini kazanabilen Pirates, Cubs karşısında ise 10 galibiyet 5 mağlubiyet almıştı. Hatta bir ara Cubs cephesinde "Ulan şu Pirates maçlarında kaybetmesek şu halimizde bile playoff yarışındaydık" muhabbetleri dönmüştü.

2011 başındaki durum

Neyse, bu muhabbete ara verip Cubs'ın 2011 sezonu durumuna bakalım. Menecer olarak çok karizmatik olmayan Mike Quade ile anlaşıldığından bahsetmiştik. Onun uğruna kulübün efsanevi oyuncusu Ryne Sandberg küstürüldü (Apar topar Phillies'in AAA takımı olan Lehigh Valley IronPigs'in meneceri oldu).  Diğer yandan kulüp Dusty Baker ve Lou Piniella ile 4'er senelik sözleşmeler imzalarken kendisi ile sadece 2 senelik sözleşme imzalandı. Sezon kötüye giderse kimsenin ona sabır falan göstermeyeceğini varsayabiliriz.

Genç Ryno
Takımın yeni sahibi Ricketts'ların ayaklarını yorganlarına göre uzatacaklarından bahsetmiştik. O yüzden çok flaş transferler olmadı. Ama takımın eski oyuncusu Kerry Wood ile oldukça uygun fiyata anlaşıldı (Wood Chicago'da yaşadığı için olabilir) 1B Derrek Lee'nin eksikliği ise tecrübeli Carlos Pena ile karşılandı.

Oyuna başlayan atıcılarda en önemli değişiklik sıralama idi. Son 6 sezonun açılış günü atıcısı (kulüp rekoru) Carlos Zambrano geçen sezonu 11 maçta 8-0 ile bitirmesine rağmen psikiyatrik sorunlarla uğraştı ve kulübün en değerli oyuncusu algısını biraz yitirdi. Quade cesaretli bir adımla Zambrano ve Dempster'ı odasına çağırdı ve yüzlerine açılış maçında Ryan Dempster'ın başlayacağını tebliğ etti.

Demp

Bullpen geçen sezonların zayıf noktasıydı, ama closer Carlos Marmol oldukça başarılı bir sezon geçirdi. Yerel oğlan Kerry Wood oyuna başladığı günleri oldukça geride bıraksa da, Indians ve Yankees'de yardımcı atıcı rolünde oldukça başarılı oldu ve çok gerekli setup rolünde başarılı olacaktır.

Pozisyon oyuncuları bağlamında geçen sezon iyi başlangıç yapan Starlin Castro batting sırasında da birinci sıraya  yerleştirildi. Onun dışında geçen sezon kariyerinin en kötü sezonunu geçiren ve sakatlıklarla boğuşan 3B Aramis Ramirez'in, bol paralı dönemin oyuncularından Fukudome'nin ve Alfonso Soriano'nun huzurlu ortamda daha iyi performans göstereceklerini varsaymak isteriz. Yine de Repras'ı kızdırmayalım ve net tahminimizi verelim: Cubs bu sezon iki arada bir derede kalıp, yani hemen kazanmak ile yavaş yavaş gelişmek arasında kalır ve ağır batırır.


Son olarak Cubs'ın efsanevi radyo yorumcusu Ron Santo'yu sezon arasında kaybettik. Uğurlu gelsin diye bu sezon MLB Gameday Audio da satın aldım (satın almadığım son 2 sezondur playoff'a yaklaşamadık bile) ama henüz dinleyemediğimden Santo'suz radyo yayını nasıl oluyor bilemiyorum.

Ron Santo diyabeti yüzünden iki bacağını da kaybetmişti

1 Nisan 2011 Cuma

Chicago Cubs - Yakın Tarihçe

Beyzbol sezonu dünkü maçlarla açıldı. Tuttuğum takım olan Chicago Cubs ise bugün sahasında Pittsburgh Pirates'ı ağırlayarak sezonu açacak. Chicago Cubs'ın en önemli özelliği son şampiyonluğunu 1908 yılında almış olması. Buna rağmen Chicago'nun en popüler takımı (diğer beyzbol takımı olan Chicago White Sox'a nazaran), her maç sahası Wrigley Field tıklım tıklım doluyor, hem de deplasmanlarda da ciddi taraftar desteğine sahip; özellikle şampiyonluğa oynuyorsa bizim büyük futbol takımlarının deplasman seyircisi gibi ses çıkartabiliyorlar.

Wrigley Field 1916'da açılmış oldukça eski bir sahadır.




Cubs'ı 2002'den beri ciddi olarak takip ediyorum. İlk takip ettiğim sezon felaket idi ve menecer Don Baylor sezon bitmeden kovuldu. Yerine o sene San Francisco Giants'a World Series oynatan Dusty Baker geldi. Baker geldiği gibi takıma olumlu etki yaptı; World Series'e çıkmasına sadece 7 out kala (Cubs 1945'den beri World Series'e de çıkamıyor) meşhur Bartman olayı oldu ve Cubs Florida Marlins'e elendi. Marlins de gidip şampiyon oldu. Ben de bu olayı radyo başında canlı yaşamak suretiyle gerçek Cubs'lı oldum.

2003 sezonunun hatırına 3 sezon daha dayanan Baker'ın bu sürede pek başarılı olamadı. Sonuçta kontratı uzatılmadı ve yerine tecrübeli Lou Piniella geldi. Lou, Chicago çocuğu Joe Girardi yerine seçilmişti, çünkü Girardi nisbeten tecrübesiz bir menecer idi, Cubs'ın sahibi Tribune Company ise son şampiyonluğun 100. senesinin geldiği dönemde hemen şampiyonluk istiyordu.

Girardi Yankees ile şampiyon oldu

Aynı sene 31 yaşındaki Alfonso Soriano ile 8 sene ve 136 milyon dolarlık çılgın bir sözleşme yapıldı. 2005'de düşman kardeş Chicago White Sox'un kendi 1917'den beri şampiyon olamama lanetini kırması da ayrı bir baskı oluşturuyordu.

2007'de sezon çok iyi geçmesine rağmen Cubs playoff'un ilk turunda süpürüldü. O sene de 1918'den beri şampiyon olamayan Boston Red Sox şampiyon oldu. Artık uzun süredir şampiyon olamayan sadece Cubs kalmıştı. 2008 son şampiyonluğun 100. senesiydi ve herkes "Canım, bu sene de Cubs şampiyon olur artık. Hatta olmazsa da yaptırırlar" diye konuşuyordu. Ama Cubs yine playoff'a çıkıp yine ilk turda süpürüldü. 

Sinirli bir adamdı Lou

2009'da "Artık 100. yıl stresi de kalmadı. Şampiyonluk ihtimali daha çok" denmeye başlanmıştı, ama 2009 ve 2010'da Cubs playoff'a bile yaklaşamadı. 67 yaşındaki Lou Piniella geçen sezonun sonlarına doğru  artık "out of sinir" oldu ve bitime 37 maç kala ayrıldı. Menecerlik vekaleten Mike Quade'ye verildi. Quade kulübe yakın olmayan kimsenin tanımadığı bir koç idi. Yıllardır Cubs'ın minör lig organizasyonlarında çeşitli görevlerde bulunmuştu, en son da Cubs'ın 3rd base koçu idi. Gelgelelim gelişiyle takım şahlandı ve kalan 37 maçın 24'ünü kazandı.

Bu arada 2010'da zor durumda olan Tribune Company Cubs'ı 845 milyon dolara Ricketts ailesine sattı. 900 milyon rekor idi (daha önceki rekor 2002'de 700 milyon ile Boston Red Sox'a aitti), ki ekonomik kriz olmasa değerin 1 milyar doları geçeceği tahmin ediliyordu.

Ricketts ailesi emlak zengini ama gayet de açık tribünden yetişme cinsinden Cubs taraftarı bir aile olarak ilk kararları Tribune Company'nin hemen şampiyon olalım düsturuyla açtığı kesenin ağzını kapatmaktı. 2010 sezonun sonunda ise menecer seçimi kararıyla karşı karşıya kaldılar: Birçok kişiyle görüştüler, ama en önemli adaylar Cubs'ın minör ligdeki AAA takımının meneceri, eski ve popüler oyuncusu Ryne Sandberg ile, sezon sonunda şaşırtacak derecede başarılı olan, oyuncularla da arası çok iyi olan Mike Quade idi. Ricketts ailesi, taraftarları ve uzun süredir bu görevi bekleyen Sandberg'i çok kızdırmak pahasına seçimini Quade'den yana yaptı.

Şimdilik bu kadar. Bir sonraki yazımızda 2011 sezonunun öngörmesini yapacağız.