27 Haziran 2011 Pazartesi

Beyzbol Öğrenelim (2) - Oyunun Akışı

Serinin ilk yazısı: Beyzbol Öğrenelim (1) - Temel Strateji 

İlk derste atıcı yönetiminden bahsetmiştik; şimdi atıcı merkezli olarak bir oyunun akışını anlatmaya çalışacağız.

Bir beyzbol maçının zamansal süresi yoktur. Onun yerine süre inning birimiyle ölçülür. Bir beyzbol maçı toplam 9 inning sürer. Eğer 9 inning sonunda maçın durumu berabereyse maç eşitlik bozulana kadar birer inning uzar. Sanırım bu alanda rekor 27 inning'dir. Beyzbol hakkında zaman sınırı belirlenmemiş tek majör spor olduğu sık sık söylenir.

Beyzbol takımları sahada 9 kişi ile yer alırlar. Oyunda savunma takımı atıcısı ile topu fırlatırken hücum takımında da elinde sopa ile dikilen vurucu, yani batter vardır. Takım oyuncularının hücumda hangi sırada topa vurmak üzere gelecekleri maçtan önce belirlenir. Buna "batting order" denir. Bu batting order çok önemlidir; hem taktiksel olarak hem de kaprissel olarak. Zira birinci ve üçüncü sırada vurmanın ayrı önemleri vardır. Neyse, buna sonraki yazılarda değineceğiz.

Bir inning, rakip takımın 3 vurucusu oyun dışı kalana kadar devam eder. Bir maçın ilk inning'inde evsahibi takımın atıcısı topu fırlatırken deplasman takımının vurucuları topa vururlar. Bu durumda oyuna "Top of 1st inning" sanal zamanındadır. Deplasman takımının 3 oyuncusu oyun dışı kalınca "Middle of 1st inning olur" ve bu sefer sıra evsahibi takımın vurucularına geçer. Bu durum da "Bottom of 1st inning"dir. Bu böyle 9 inning devam eder. Evsahibi takımın deplasman takımından sonra vurmasının şöyle bir esprisi vardır: Maçın son inning'inde evsahibi takım gerideyse bile son olarak skor yapma şansı vardır. Ha bu arada belirtmeden geçmeyelim, skor topa vurarak yapılır. Topu atan takıma savunma takımı, vuran takıma da hücum takımı denir. Bu anlattıklarımıza somut örnek olarak aşağıdaki resme baktığımızda, Colorado takımı 5. inning'de hücumunu bitirmiş ve sıra Cubs'a geçmiştir. 5'in yarısı bittiği için "Mid 5th" demektedir.

Örnek bir maç durumu.
Savunma perspektifinden baktığımızda atıcı o inning'den kurtulmak için rakibin 3 vurucusunu oyun dışı bırakmak zorundadır. Bir oyuncuyu oyun dışı bırakmak için iki yöntem vardır: Ya adama 3 tane isabetli atış yapmak lazımdır, ya da adamın topa vurma sonucunda oyun dışı kalması lazımdır. Bu ikincisini bu yazıda ihmal edeceğiz (Eh be kardeşim, bu ihmal edilen şeyler birike birike dağ oldu)

Atıcı, topu yatay olarak home base adı verilen beyaz noktanın üstünden ve dikey olarak vurucunun dizi ile omuzları arasından geçirmek zorundadır. Topun fırlatma sonucunda bu noktadan geçip geçmediğine hemen arkada duran hakem karar verir. http://en.wikipedia.org/wiki/Strike_zone

Eğer atıcı topu bu noktada geçirirse isabetli atış, yani "strike" olur. Eğer geçiremezse ıska, yani "ball" olur. Eğer atıcı 3 kere strike yaparsa vurucu oyun dışı kalır, 4 kere ıska yaparsa vurucu oyun dışı kalmadığı gibi kendisine mükafat olarak birinci üs (first base) verilir ve oraya doğru yürür (walk) Bu skor atıştan önce 0-1, 2-3 falan gibi laflarla belirlenir. İlk sayı ıska, ikincisi ise isabet sayılarıdır.

Buraya kadar atıcının hep isabetli atmayı düşüneceği zannedilebilir, ama öyle değildir. Örneğin yukarıda söylediğimiz sanal noktanın tam ortasında top fırlatıldığında vurucu büyük ihtimalle topu saha dışına yollayarak beyzbolun en havalı sonucu olan "home run" yapar. O yüzden vurucu topu daha çok köşelere doğru fırlatır.

Ünlü Jason Giambi topa vurmak üzere sopasını sallarken

Ünlü Yankees vurucusu Jason Giambi topa vurmak üzere sopasını sallarken

Atıcının atışının ıska olması için topun sanal alandan geçmemesi kadar, vurucunun da sopasını oynatmaması gerekir. Eğer ıskaya rağmen vurucu vuracak şekilde sopasını sallarsa yine isabetli atış kaydedilir. Dolayısıyla top kendisine 90 mil civarında hızla yaklaşırken vurucu topun ıska veya isabetli olup olmadığını anlamalı ve ona göre sopasını sallayıp sallamayacağına karar vermelidir. Eğer atıcı topu köşelere ve kenarlara doğru fırlatırsa vurucuyu tereddütte bırakacaktır. Ara ara atıcı topu bilerek ıska atarak vurucunun dengesini bozmaya çalışır.

Vurucu elinde sopasıyla beklerken vücudu ile "home base" denen beyaz noktanın üstünü kapatmamalıdır. Ancak gelen topa daha hakim olabilmek için bu noktaya doğru yaklaşık durabilir. Bu durumda atıcı, vurucuya yakın noktada geçecek şekilde topu fırlatmak (inside pitch) suretiyle vurucuyu korkutarak bu noktadan uzaklaştırmayı dener. Eğer top vurucuya çarparsa vurucu "walk" yapar. Bu vurucu için iyi bir şey gibi gözükse de, beyzbol topu oldukça serttir ve can acıtıcıdır. Genelde vurucuya çarpan veya çok çok yakınından geçen toplar kavgaların başlıca nedenidir.  http://en.wikipedia.org/wiki/Brushback_pitch

Topla şişleme sahalarımızda görmek istemediğim olaylara yolaçabilir

Daha önceki yazımızda atıcının atışlarını tahmin edilemeyecek şekilde karıştırmasının öneminden bahsetmiştik. Zira atıcının ne atacağı tahmin edilirse vurucunun işi oldukça kolaylaşır. Atıcı atacağı stili gizlemek için eldivenini kullanır. Zira hangi stilde atacaksa topu o şekilde tutması gerekir.

Çok kabaca 3 çeşit atış vardır:

1. Fastball: Bu atışta top düz gider; en temel atıştır. Ayrıca en hızlı atış şeklidir, ancak eğer yeterince hızlı olmazsa kolay vurulur. http://en.wikipedia.org/wiki/Fastball

2. Breaking ball: Sağa veya sola falso alan atış şeklidir. http://en.wikipedia.org/wiki/Breaking_ball

3. Changeup: Tahmin edilenden yavaş atış şeklidir. Bu durum vurucuları yanıltarak ıska geçmelerine veya kötü vuruş yapmalarına sebep olur. http://en.wikipedia.org/wiki/Changeup

Tabii bu atışların oldukça fazla sayıda varyasyonları vardır. Sonuçta atışın stili ile atışın sanal alanın neresine doğru olduğu ve önceki atışların tarihçesi (ki bu vurucu tarafından tahmin edilebilirliği belirler) atışın etkinliğini belirler.

Şu ana kadar belirtmediğimiz, ama çok önemli olan tutucu (catcher) pozisyonu vardır. Bu vatandaş, atıcı tarafından atılan topu tutan, bol maske ve koruyucu kullanan adamdır. Bu adamın işlevi çoktur, ama yazımız bağlamda ilk işi, atış tipleri konusunda atıcıya taktik vermektir. Bunun için çeşitli el işaretleri vardır. Bu işaretleri tutucu verir, çünkü kendisi vurucu tarafında görülemez. Bir beyzbol maçı seyrederken topun nereye doğru fırlatılacağını tutucunun elinin pozisyonuna bakarak anlayabilirsiniz.

Resimde sağda çömelmiş durumda bulunan kişi tutucudur. Tutucu pozisyonuna sonraki yazılarımızda değineceğiz; şimdilik atılan topların tutulmasıyla görevli olduğunu söylememiz yeterlidir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder